24/1/2009

MS merkezi sinir sisteminde iltihabi değişikliklere neden olabilen bir hastalıktır. Hastalık çoğunlukla ataklarla ve düzelmelerle seyreder, bazılarında ise sürekli ilerleyen (yavaş veya hızlı) bir durum gösterir.Hastalık beynin beyaz cevherinde ve merkezi sinir sisteminde hızlı iletimi sağlayan sinirsel yapıları kaplayan kılıflarda (myelin) hasar meydana getirir. Hastalığın gelişiminde bağışıklık sisteminin myelin kılıfını yanlışlıkla yabancı gibi tanıyarak savunma mekanizmasını çalıştırmasının etkili olabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte genetik olarak hastalığa yatkın kişilerde virüslerle bu hastalığın meydana gelebileceği üzerinde de durulmaktadır.Farklı zamanlarda ortaya çıkabilen bu iltihabi durum ve kılıf hasarı, beyin ve omuriliğin herhangi bir seviyesinde gelişebileceğinden, hastada ortaya çıkan belirtiler son derece değişken ve çeşitlidir.MS bulaşıcı veya kalıtsal (anne-babadan geçen) bir hastalık değildir.
Belirtiler
MS sıklıkla 20-40 yaşları arasında, genellikle duyu kaybı, görme bozuklukları, kuvvet ve denge kayıpları, idrar tutma bozukluklarından bir veya birkaçı ile birlikte başlar. Başlangıçta belirtiler çok hafif olabileceği gibi çok şiddetli bir şekilde de başlayabilir.Beyindeki ventriküller civarında yerleşen MS plakları sık olmakla birlikte genelde belirtilere neden olmazlar.Beyin sapı ve beyincikte yerleşim durumunda; çift görme, gözler de kayma (nistagmus), konuşma ve yutma bozukluğu, denge bozukluğu, yürüme zorluğu, kol ve bacak hareketlerinde zorlanma gibi belirtiler meydana gelir.Göz sinirlerinin tutulması MS de en sık rastlanılan başlangıç bulgularındandır. Görme keskinliğinde azalma meydana gelir.Omuriliğin boyun bölgesinde meydana gelen tutulum mevcutsa; kol ve bacaklarda kuvvet kaybı ve hareket bozukluğu, duyu kaybı, idrar tutma bozukluğu, cinsel fonksiyon bozukluğu meydana gelir.İlk 5 yıl; hastaların %65 inde düzelme ve ataklarla seyreden bir durum vardır. %15-20 hastada hem ataklar hem de ilerleme devam eder. İlk 5 yılın sonunda ise hastaların %10-20 si normal hayatlarına devam ederken, %10-25 i yardımcı yürüme cihazlarına gereksinim duyarlar.
Tanı
Doktorlar MS tanısını muayene sonucunda koyar.Manyetik Rezonans (MR) , Beyin Omurilik Sıvısı analizi gibi laboratuar yöntemleri muayene bulgularını destekleyen yöntemlerdir.
24/1/2009
Beta mikrobu nedir ?Beta mikrobu diye bilinen boğazda iltihaplanma yapan bir çeşit bakteridir. Tıp dilinde A grubu beta hemolitik streptokok olarak adlandırılır. Bulaşıcıdır ve bazı ciddi komplikasyonlara yol açabildiği için halk arasında özel önem verilir. Özellikle çocuk ve genç erişkinlerde görülür. İnsanların bir arada bulunduğu okul, sinema salonu gibi kapalı ve havalanması yetersiz ortamlarda kolaylıkla bulunur. Damlacık enfeksiyonu denilen öksürük, hapşırık ve yakın konuşma ve öpme gibi yakın temas konumları ile ve solunum yoluyla insandan insana çok kolay bulaşır.Beta mikrobu varlığı nasıl anlaşılır ? Boğaz ağrısı, yüksek ateş, yutma güçlüğü, iştahsızlık, halsizlik, karın ağrısı, bulantı ve kusma ilk belirtilerdir. Boğazda kızarıklık, bademciklerde şişme ve kızarıklık veya üzerinde plak denilen oluşumlar gözlenebilir. Çene altı bezelerinde şişme ve basmakla ağrı vardır. Eklemlerde ağrı ve hassasiyet olabilir. Hasta ateşli, halsizdir, bir şey yiyip içemez. Özellikle kış aylarında ortamların yeterli havalandırılmamaları sonucu daha sık rastlanır. Ancak her boğaz iltihabı beta değildir. Sayıyla söylemek gerekirse Ateşli boğaz yakınmalarının % 10-15 kadarında Beta (=A grubu beta hemolitik streptokok) mikrobu vardır. Ancak okul benzeri ortamlarda hızlı yayılımı nedeniyle daha fazla imiş gibi değerlendirilir . Doktorunuz bile boğaz kültürüne gerek görecektir. Bu tablo diğer bazı hastalık tabloları ( kızıl, peritonsiller abse, enfeeksiyöz mononükleoz gibi )ile karışabilecektir. Yine burun boğaz yakınmaları ile birlikte görülebildiği için sinüzit, farenjit, tonsillit, orta kulak iltihabı ve akciğer enfeksiyonları ile de karışabilir. Uygun tedavi ile boğaz ağrısı ve ateş 3-5 günde düşer, ancak hastalığın genel iyileşme süreci 1-2 haftadır. Hasta olmayanda da beta olabilir mi ? Evet. Bazı kişilerde hastalık belirtileri olmaksızın mikrop bulunur. Bunlara taşıyıcı denilir. Taşıyıcılık ta az değildir. Tedavi kaç gün sürer ?A grubu beta hemolitik streptokok tedavisi en az 10 gün sürer. Doktorunuz tabloya göre ev ve yatak istirahatını düzenleyecektir. Hafif formlarda antibiyotik tedavisinin 3.cü gününden itibaren çocuk/genç okula gidebilecektir. Beta mikrobu yok edilemezse ne olur ?A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonunun en önemli yönü burasıdır. Yeterli veya uygun şekilde tedavi edilmeyen mikrop vücutta daha sonra ateşli romatizma, kalp romatizması, eklem iltihapları ve böbrek iltihapları ortaya çıkarabilir. Bunlar antibiyotik çağında çok seyrek görülseler de aileler için gerçekten ürkütücü komplikasyonlardır. Bu nedenle her boğaz ağrısı ve ateşli tablo mutlaka Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve gerekli tedavisi mutlaka yapılmalıdır. Hatta ev veya okulda yakın ilişkide bulunulan kişilerde geçirilen bir A Grubu beta Hemolitik Streptokok enfeksiyonunu öğrendiyseniz Hasta olmayı beklemeden Doktorunuza başvurmalısınız. Boğaz kültürü temiz çıkınca kurtulmuş oluyor muyuz ?Hayır. Boğaz kültüründe üreme olmaması sizi sevindirmemelidir. Uygun olmayan şekilde kültür alımı olabilir. Hatta bademciğin girintileri veya içindede Beta Hemolitik Streptokok mikrobu barınabilir. Bu nedenle enfeksiyon tedavi edildikten sonra birer hafta ara ile yapılan üst üste üç kültür de normal olarak bulunmadıkça mikrop yokolmuş denilemez. Tedavi evde yapılabilir mi ?Evet. Doktorunuz başka bir öneride bulunmamışsa verdiği ilaçları evde alarak kullanabilirsiniz. Bu arada hastanın bol sıvı ve yumuşak gıdalar alması, solunum havasının temizlenmesi, nemlendirilmesi ve sağlam kişilerden bir süre uzak tutularak istirahat etmesi sağlanmalıdır. Eklem etkilenimi şüphesi varsa yatak istirahati kesin olup süresi uzun tutulmalıdır. Ev tedavisinde en önemli konu yakınmaların azalmasına karşın tedavinin mutlaka tamamlanmasıdır.Koruyucu iğne yaptırmalı mıyım ?Halk arasında koruyucu olarak bilinen uzun etkili, depo penisilinler ancak Kulak Burun Boğaz Uzmanınız gerek görürse yapılabilir. Bunun süresini dozunu Doktorunuz belirleyecektir.
24/1/2009
Günümüz insanın en sık karşılaştığı, her dört kişiden birinde gözlenen, temelini daha önceden isteyerek severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik, hayattan zevk alamama durumunun oluşturduğu, psikolojik ve fizyolojik belirtilerin aynı anda seyrettiği bir duygudurum bozukluğu olarak tanımlayabiliriz. devam